Eskiden sadece sözde ıssızdım, şimdi bu durumu hayatımla bağdaştırdım.Issızlık derken soğukluk ve yabani olmaktan bahsetmiyorum.Bağlı ve bağımlı olmamak benim yapım.Düzene takılı kalıyorum sürekli, düzen olgusu ise beni geçmişe götürüyor.Bağlıyım ama geçmişime, bağımlıyım ama eski alışkanlıklarıma.Sürekli bu akım döngüsünde sürükleniyorum ama şikayetçi değilim.Yine de daha başka olabilirdi ama keşkelemek istemiyorum.
En son hangi filmi seyrettiğimi bile hatırlamıyorum, izlediğim filmler bile hep en sevdiklerim.Yeniliğe kapalı olabilirim.Şarkılar çocukluğumun danslarına dokunan şarkılar, yemeklerimin tadı yok evimden tadı damağımdan çok uzakta.Bir başına yemek yapması ve uğraşması zevkli vakit geçiriyorsun fakat yeme faslı bir o kadar dertli.Lokmaların boğazında düğüm düğüm oluyor çare mi? Friends den random bir bölüm açıp izlemek.Anlayacağın yalnızlığın her türlü çaresi ve gideri var.
Bazen duvarlar suskun kalır o zaman ev seni daha çok sıkar, içinden hep aynı şarkıyı mırıldanmaya başlarsın "Her telefona sen çık, her kapıya sen koş, beni hatırla" ardından yüksek sesle şarkı söylemenin sana daha iyi geleceğini düşünürsün ve bağıra bağıra tekrar aynı şarkıyı söylersin, komşularda merak uyandırarak.İyi gelir ama.İstedikten sonra iyi gelmeyecek bir şey yok şu hayatta.
İste..
En kötü karar hani kararsızlıktan daha iyi derler ya, peki dedikleri gibi olsun dedim.Kendime kararlar verdim.Kararlar vermek de kararsızlıktı oysa.Aslında kötü olan ne istediğini bilememek tüm meselem, meselemiz bu.Kafamızda acaba baloncuklarıyla dolanmak, içten içe kendimizi karşımızdakini sorgulamak.Yargının önüne geçemezsin, ne mantığın ne kalbin yargın varsa o senden hep bir adım öndedir.Yargılarım geçmişim, şu dakikamla geçen yılın şu dakikasını karşılaştırma hastalığım yerimde saydırıyor biliyorum.
Kararlarım dedim evet benim de var kararlarım.Hiç düşünmeden çekip gitmek, uzaklaşmak, sadece mesleğime odaklı yaşama kararlarım.Kendimle başbaşa bir ömür geçirme fikrim.Son nefesime kadar sadece kendi varlığımı hissedeceğim.Neden biliyor musunuz? Çünkü her telefona o çıkmayacak, her kapıya o koşmayacak.Ben de hep o koşsun istedim.
Birini unutmak çok zor değildir, dedim ya istersen olur.Ben hiç unutmak istemedim, unutamam da.Nasıl unuturlur böylesi bir kara boşluk.Doğum günümde, mezuniyetimde, her hoşcakal denilen istasyonlarda gözlerine bakmak istediğim yokken bana kimse mutluluktan bahsetmesin.Mutluyum elbet ama sözde mutluluk.Kalbim her telefona o koşmadığı için mutsuz kalmaya mahkum.Kutlamaları benden teğet geçirin.Koordinatlarımda istediğim bir kişinin bile olmaması beni o an üzmek için geçerli bir neden çünkü.
ama belki beni hatırlar.
akşam olunca, insanlar uyuyunca.


No comments :
Post a Comment