Burada da hiç merak etmeyeceğiniz fotoğraflar paylaşıyorum

Instagram

Saturday, February 6, 2016

Bu Benim Meselem





2016, 30 0cak


 Biliyordum,o işler o kadar kolay olmayacaktı.
Kolay olmasını hiçbir zaman istemedim, Benim telaşım zoru kazanmak.
Zor tercihlerim yolumu hep uzattı ama buna rağmen zoru seçmekten asla pes etmedim.,Kaybetmek benim için her zaman daha önemli oldu.Her kaybedişimde akıttığım gözyaşlarım bir kez olsun üzüldüğüm için akmadı.Bir sonuca vardığımda elimde hiçbir kazancım olmasa bile, "denemeye
değer!" demeyi sevdim ben,yanlış anlama seni değil, seni kazanmak için çabalamayı sevdim.Çabalamanın, duygularıma enerji verip kalbimi her şeye rağmen hayatta tuttuğuna dair inançlarım var.Çabaladığım ve düşündüğüm sürece canlıyım.Uğruna kendimi harap etmediğim, gözyaşı dökmediğim hiçbir amacımdan tatmin olmam.

 Son zamanlarda yaşadığım talihsiz sonuçlar hakkında herkes kendi adına az biraz bana destek olmaya çalışıyorlar.Hepsinin söylemek istedikleri şeylerin aritmetiğini aldığımda ortaya yaklaşık olarak "çok çabaladın..sağlığını hatta kurduğun hayalleri asla gerçekleştiremeyecek kadar hayatından, canından, biricik uykundan en çok da kendinden ödün verdin.Çabaladın Simge.." sonucuna vardım.İnanın bu sözleri duymak kaybettiğim her şeyi bana geri kazandırmaya yetti.Şuan belki başaramadım ama çabaladım evet emek verdim ve eminim emek verilen hiçbir şey karşılıksız kalmaz..

 Ağlamamı neden bu kadar çok yadırgadıklarını anlamış değilim, ayıp olduğunu sanmıyorum.Çünkü o kadar dolduğum zamanlar oldu ki yeri geldi kalabalığın içinde kendimi tutamayıp salya sümük, dizlerimin üstüne düşerek ağladığım bile oldu ve bunu yaşarken asla utanmadım çünkü o an gerçekten kalbim acıdığı için vücudumun o şekilde reaksiyon vermesi gerekiyordu bende dış dünyaya kapanıp ağladım.Yakınım olan insanlar muhtemelen yanlarında beni hep çok neşeli gördükleri için bana ağlamayı konduramıyorlar.Bunda ağlanacak ne var diye sürekli aynı tepkiyle karşılaşıyorum.."Gözyaşlarına değmez, kendine yazık etme" İyi de gözyaşlarımın bir insandan ya da bir duygudan daha üstün ne önemi olabilir ki.
 Uzunca bir süredir çok sessiz bir o kadar da kimsesiz ağlıyorum.Ağlarken ilk defa mideme kramplar giriyor,nefesim eskisine nazaran daha yoğun kesiliyor ama acıdan değil yorgunluktan.Çünkü içimde şiddetli bir ağlama isteği varken ağlayamıyorum.Ağlayamamak beni daha çok yıpratıyor belki bilirsiniz ağlayamamanın burnunuzda yaşattığı o sızıyı..




2016, 6 Şubat

bir hafta önce yazmaya başladığım yazımı otobüsteyken yazıyordum 
o yüzden yarım kaldığını az evvel farkettim 
ben de bugün bahsedeceklerimi o yarım kalan yazının 
altına kondurmak istedim.
hoş, onu tamamlayacağım diye buraya ne amaçla,
ne yazmak için girdiğimi unuttum.
Toparlanırız elbet dur bakalım..


Hala yılmadan etrafta, güzel günler göreceğim diye divane gibi dolanıyorum.
Kör kuyuya düşmüşüm görür müyüm sahiden? 
Bir yandan iflas etmiş bir hayatım varken diğer yandan 
hayata karşı  -neşeli günler-  ve  -bizim aile- karakterleri gibi tutunuyorum.

Dilediğin ve içinden geldiği kadar mutlusundur aslında
en mutsuz anında bile mutluyum dediğin an mutlusundur
mutlu olmak çok karmaşık bir konu değil
mesela bazen ben başıma çok kötü bir şey geldiğinde, böyle bir şey yaşadığım için kendimi şanslı buluyorum ve mutlu oluyorum.
Genel olarak bakıldığında elbette mutsuzluktan öleceğim
Asla iyi şeyler gelmiyor başıma ama kötü şeylerin de tesellisi mümkün


Olsun be Simge diyorum içimden.Olsun..

Küçükken gelecek adına hayallerim ve planlarım Beverly Hills tadındaydı.
Şimdi ise çok başka..
Yeni Zelanda ya da ne bileyim İrlanda gibi ülkelerin yaylalarında koşmak,ucuzundan bir traktör alıp kasasını kendime göre bir ev yapıp orda bir ömür yaşamak istiyorum.Maddi ya da manevi sıkıntısı olan çocuklarla ilgilenip,kendi sürümün çobanı olup kucağımda sürünün en minik kuzusuyla güneş batana kadar dolaşmak, kendi milkamın sütünü sağmak parasal her şeyden inanın daha güzel.Çünkü samimi.
Trilyonlarım olup kalabalık içinde kuru kuru yok olup gideceğime, her gün aynı yemeği yemeyi, aynı tshirtü giyip kafamın huzurla dolmasını tercih ederim.Kafam huzurla doluyor çünkü kafam rahat, kafam rahat çünkü sadece iki tshirtüm var.İşte mutluluğun sırrını bu şekilde yakaladığımı düşünüyorum.
Hayatı basitleştirip, kalabalıktan kendini arındırarak.
Mutluluğun bir erkeği sevmek ya da çok para kazanmakla bir ilgisi yok, en azından benim için çünkü ben doyumsuz bir insanım.Bayılarak aldığım bir şeye ertesi gün bakmam, birini bir gün çok severim günün sonunda o kişiden soğurum.Aslında tam olarak doğru kelime doyumsuz değil haklısınız, çabuk sıkılan daha makul.Kendimi tanıyorum asla bencillikten değil bu tavrım, aradığım şeyi ve ne istediğimi bu zamana kadar bilememekten kaynaklıydı.
Artık her sorumun bir cevabı var.Tek bir şey kaldı o da cevaplarıma ulaşmam.

haklıymışsınız, mütevazi olmaya gerek yok
benim gerçekten kocaman, çok güzel ve dolu dolu bir kalbim varmış
farketmem zaman aldı,
onu hiçbir şeyin üzmesine izin veremem çünkü
kalbime ihtiyaç duyacağım konular var
o zamana kadar uçak modunda kalmaya devam :)


No comments :

Post a Comment