Burada da hiç merak etmeyeceğiniz fotoğraflar paylaşıyorum

Instagram

Thursday, February 13, 2014

Bir kadın böylesine bu kadar aşık olamaz

En çok da her arayışımda telefon açıyor olması. Ne durumdayım, ne yapıyorum düşünmüyordur bile eminim. Birden arayıveriyor. Ne yapıyorsa söylemiyor ama olsun. Tutarsız bazen olsun, beynimi yoruyor. Görünürlüğü hücrelerimi uyuşturuyor. Damarımdan hızlıca girip yayılıyor tüm reflekslerime. ‘Uyuyorum, yarın konuşalım.’ demiyor mesela. 11 saat bile konuşuyor.Yarın ben bir daha arıyorum sesini.O birden beni arayıveriyor. Hiç beni düşünmeyecek olması fikriyle yaşamayı olağan tutmaya devam ediyorum yine de. Akıl ediyorum, kağıtlara sır vermiyorum. zamanın ölü olmasını diliyorum, tüm son nefes seslerini tek seferde duyabileyim diye. Kimse ölmüyor, o ölüyor her sesi kesilişinde. Yeni bir şehre taşınıyor her konuşmamızda.Tertemiz sesleri olan bir şehir var aklımda. Gidemiyorum o şehre, her zamanki gişeci kesmiyor bileti bu defa. Her aradığında daha uzakta olduğunu düşünüyorum bana.Bazı dakikalar ise en yakın. Lakin uzak iyidir, özletir. Özlem, sevdirir.
Özlem, delice sevdirir.Özlem, inada bindirir adamı.Tüm cesaretlerini ortaya çıkartır.Yapabileceğin şeyler dünya boyunca sular kadardır.Özlem, arzulamaktır.Arzuluyorum onu.Dinlediğim her şarkıdan o çıkıveriyor, şarkının tam ortasında araması değil.Şarkılar onu anlatıyor.Bir nota benim için."Si" derinden işliyor kanıma.Mizah anlayışının altında gerçekler arıyorum.

Ağzında tuttuğu bir sigara oluveriyorum bazen çekiyor içine düşünceli düşünceli.Ciğerlerine doluyorum
.Bir anda sönüveriyorum kül tablasında küllerimi üflüyor.Yok oldum gittim bittim bir yenisi gelecek zannediyor,değil.Ben ciğerlerindeyim kanına karışmak için cebelleşiyorum,görmüyor o bunu.Varsın kül etsin yaksın söndürsün beni, ben onun ciğerlerine doluyorum.
Başkaları meze olsun hayatında ben onun yetmişliği kalacağım hep.
O benim Müslüm Gürses'im.

Kitapların arasında saklamak istiyorum onu,sözlerini.En sevdiğim kitabı bana okuyormuş gibi bir sesi var
Sesi bana dokunuyor.Sesi ruhumu gıcırdatıyor.Kaybettiğimiz insanların sadece seslerini hatırlayamazmışız.
Onu asla kaybetmek istemiyorum, elimde tenimde sadece sesi var.Onu bir kafese hapsetme şansım olsaydı asla düşünmezdim.Hapsolsun kimseler karışmasın,konuşmasın onunla.Bunu diliyorum.

Gidiyor bazen aslında hiç gelmedi.Ruhunu sevdiğim o adam.Ruhuna taptığım,ruhuyla doyduğum canına kurban olduğum gidiyor bazen.Gittiğinde;

kapalı percereler, üstüne bir de kapatılmış panjurlar,altı üstü iyice kilitlenmiş çelik kapı, aşağıdaki apartman güvenliği, kimi zaman dışarıdan sipariş verimiş yemeğin artıkları, ışığı gün-gece içinde hiç açılmamış odalar, banyolar, aspiratör ışığı ile yemek yenen mutfak, çalışma odasındaki lamba, evin içinde sen nereye gidersen o da gelen bir laptop, çekmeceler dolusu kağıt, kaleme, saklı mektup, bir de sözsüz müzikler, notalar, melodiler
ben gidince çok özlüyorum…
galiba ben çok seviyorum sesini.





No comments :

Post a Comment