Hiç havalı değilim. Ama öyle olduğumu düşünenler varmış -uzaktan uzaktan- bilenler.. Hiç özenilmedim sadece güçlü oldugumdan dolayı tebrik edildim, laflarım arkadaş çevresinde dönmedi. Peşinde büyük bir erkek hayran kitlesi taşıyan bir kız değilim. Param varsa , markalaşmış en iyi şeyleri almasını bilirim almaya giderken yolda aç gezen garip bir çocuk görürüm almaktan vazgecerim. ama sevgilim için cebimdeki son parayla hediye alabilirim. alamazsam bile neyim var neyim yoksa kendim bir hediye hazırlarım.
Kendime güvenmem uzun sürdü. Küçükken hiç güzel değildim çünkü. sadece yaşıtlarıma nazaran iri durur ve dikkat cekerdim 7 yaşından sonrasından bahsediyorum. Ayrık dişlerim ve bronz tenimin uyumu beni olsa olsa “sempatik” yapıyordu. Güzellikten uzaktım, olsa olsa “bugun çirkin olmamışım” derdim. Bir kız ilkokul ve ortaokul yıllarında çevresi tarafından güzel olduğu konusunda pohpohlanmışsa büyüyünce aptal da olsa kendine sonsuz güvenir. Narsistlik boyutlarına çıkarlar. Ben mütevazilikten çatlamak üzereyim.Güzelsin demeye durun utanırım yere kafamı eğerim.
Ama o kız pek öyle güzel değilse, kendine yapıştırdığı çirkin yaftasının geçmesi zaman alır. Bende öyle oldu mesela.Şuan güzel olma konusunu hiç kurcalamıyorum kaygısızım diş tellerimle bir karış gülerim. Aslında çok da değiştim. Sadece fiziksel olarak değil. İnsanları daha az umursamam gerektiğini öğrendim, yapmam biraz zaman alacak. Kendimi sıfır olarak gördüğüm günlerin üzerinden çok zaman geçti, ama şimdilerde kendimi çok kötü hissettiğimde bazen o günlere dönüyorum: Belki hiç değişmemişimdir, diye.
Kendimi sevmeyi bana hiç tanımadığım biri öğretmişti. Yani gerçekten sevilince kendimin farkına vardım. O beni öylece sevince ben de kendimi sevdim. Onu tanımak istemedim ama o beni kolumda ki benlerin sayısına kadar tanıyordu. Ondan bu kadar sık bahsetmemin sebebi içimden hiç geçmeyecek olmasıdır. Bir gün beni sevmekten vazgeçerse ki tam 7 yıl oldu HİÇ SANMIYORUM - evet gocunmadan VAZGEÇİLDİĞİMİ söyleyebilirim.
Ben hiç yurt dışına çıkmadım. Burberry marka şala 600 lira vermeyi anlamadım. Ben bu yaz radyoterapinin yan etkilerini okudum, kemoterapi bölümüne nasıl bağış yapabilirim onu düşündüm. Ülkenin siyasi sorunlarını değil bu sorunlar arasında kaynayan acınası halde ki garibanları kendime dert ettim. Gözyaşı döktüm. Sabahın 7 sinde kalktım ve insanlara bundan bahsetmedim. Kendime güvenim bazen sekteye uğradı, annem bana “Kendine güveninin azalmasının başkalarıyla alakası varsa kendine güvenmiyorsundur” dedi ayakta alkışladım. Bazen sabahları kalktım “Ulan fiziğim eskisi gibi güzel değil ama ne güzel yüzüm ve ten rengim var” dedim, düşündüm birçok kız bende ki ten rengine sahip olmak için para yığar, güneş altında pişer. büyük ihtimalle öyle olmamasına rağmen. O eski, çirkin hallerimi unuttum. Daha da iyisi eski, zayıf hallerimi. Yanlışlıkla 3 yıl içinde 12 kilo aldım, şımarıklığına yedim can sıkıntısına yedim.Şimdi kalıcı bi göbeğe sahibim. Maçlarda bantladığım..
Kaşlarımı ben alamam, ikisinin de birbirine uyduğunu hiç görmedim bozulur diye ödüm kopar. Düzenli manikür günlerim olmadı kafama estikçe gittim, elleri benden güzel kızları inceden inceye kıskandım küçüklükten başladığım spor hayatı parmaklarımı yamuk yaptı ama hala narin bi ele sahibim bu fiziğe rağmen.
Ben bu siteye sizi üzen sevgilileriniz hakkında yazmak için geldim 1 yıl önce, bununla dalga geçildi belki ama hiç umursamadım. Bunu söylemekten gocunmadım. Başta sadece kendim için yazdım, kimsenin takip edeceğini zannetmiyordum bile. Ben bu siteye gelince unuttum, aşık oldum, acı çektim, güldüm, ağladım. Ben bu siteyi arkadaşım belledim.
Twitterda en zayıf taraflarımı yazdım. Güçlü duramadım buralarda. Beğenenler de oldu beğenmeyenler de. Hiç tahmin etmediğim insanlar okudu beni. Kesinlikle havalı olmadım. Sosyal paylaşım mecralarında çok sayıda insan tarafından okunduğumu bilmek beni kasma haline getirmedi. Olduğumun dışına çıkamam çünkü. Havalı olmak için okunup okumama taktiğini kullanmadım.
Bazen “Ben yalnızım” demekten gocunmadım, çekicilikten ne kadar uzak halbuki değil mi? William Fitzsimmons’u çok severim. Hiç kilomla boyumla hava atmaya çalışmadım bu mecralarda içten içe. Hiç aç kalıp kilo vermeye çalışmadım, çünkü küçükken Barbie bebeklerimle oynamadım.Actionman kovaladım. Tren oynadım..
Şarkı söylemeye ve yazmaya bayılırım ama şarkı yazamam ne tuhaf değil mi
Zavallı değilim. Popüler değilim. Mübalağayı sevmem.
hepsi bu
hepsi bu


William Fitzsimmons mu? Oha, ortak bir yönümüz daha! :*
ReplyDeleteSeninde benim gibi severek dinledigini paylasim yaptiginda gormustum bazen duyulmamis sarkilari en sevdiklerine tavsiye etmeden bulup dinlemesi bile mutlu ediyo :)
Delete