Burada da hiç merak etmeyeceğiniz fotoğraflar paylaşıyorum

Instagram

Sunday, September 23, 2012

Biraz daha kas?


Haftasonlarını sevmediğimiz tek dönem ilkokul yıllarıdır herhalde. Yoksa kim daha fazla uyumayı, boş kalmayı sevmez ki? Tabii ki aşık biri. Ben de ilkokul aşkım için cuma günlerinden tiksinip pazarın sonuna doğru Oleyy yarın okul var onu görücem diye sevinenlerdendim. Minik kafamda kurduğum hesaplamalar hep onu görüp görmemem üzerineydi. Haftasonlarından bu kadar mı tiksinebilirdim yarabbim? Yaz tatilleri bile o kadar ağrıma gitmiyodu, nasıl olsa her ortamda sevilecek birini bulabiliyordum. Yaz tatillerini kabullenebiliyordum, “Bu ayrılık bize koyar, hemen onu unutayım” deyip, ulan ben anlamıyorum,eskiden tak diye de unutuyodum. Şimdi niye böyle oldum?

Oysa haftasonları bırakamayacak kadar kısa, ama geçmeyecek kadar uzundu.

Her neyse, sanırım 4. ya da 5. sınıftayım, bir pazar akşamı annemlerleyim, arabada bekliyorum. Birden camdan bakarken gözüme bir görüntü takıldı. Bilirsiniz, yanında ev olmayan binaların yanındaki boş duvarlara reklam alırlar. Şimdi hangisi olduğunu hatırlayamadım bir kot firmasının reklamıydı. 4 tane altı kotlu üstü çıplak kaslı adam vardı reklamda. İçlerinden esmer, kisa saçlı ve kaslı olanını çok beğenmiştim. Bakakaldım. “Haftasonları okuldan sevdiğin birini görememek bu kadar koyuyorken şu adama aşık olsam n’olurdu? Her gün okuldan çıkıp buraya gelemeyeceğime göre… Allahım yoksa bir kere gördükten sonra bu aşk bitecek miydi?” diye düşündüm ve size yemin ediyorum benim kaslı bana daha bi duygusal bakmaya başladı.

İlkokul aşkım mı kaslım mı yarışını ilkokul aşkım kazandı. Ama kaslının bakışlarını da hala unutamıyorum.

O günden sonra kot magazalarina pek gitmemeye çalıştım ve bir daha hafta sonlarına o kadar lanet etmedim, zamanın kıymetini bildim. Sonra ne oldu? 5.sınıfın son günü onu goremedim. Lisede tekrar konuştuk, “Ne kadar güzelleşmişsin” filan dedi ama sevimli suratı ergenliğin doruklarında uzamıştı. O artık benim bildiğim o değildi. Haftasonlarından nefret etmeme sebep olan adamla- tamam tamam çocukla- finalimiz böyle mi olmalıydı?

En kötüsü de, 11 yaşımdayken bir kaslıya aşık olabileceğimi düşünmek beni çok utandırmıştı. O zamandan beri de kızlar ADONİS ADONİS diye ölürken bi kere bile aman omuz kası olsun, adonisleri olsun diye düşünmedim.Hala daha dusunmem gobekl olsun benim olsun derim. Küçük yaşta kaslar ve duygusallığı bu kadar birleştirmiş olmam beni isteklerim konusunda çok minimal bir kız yaptı. O günden sonra ilişkilerde kas aramadım. Büyüyünce de araba, güç aramadım. Erkek arkadaşlarımın, onların kankalarının falan takdirlerini topladım.

Heaa, biraz daha kasa hayır der miyim?  Kassız tanıdıklarım kassız kalsın.

Bu da benim kas travmamdı arkadaşlar.

No comments :

Post a Comment