İnsanlara kelimeler kullanarak veda etmemelisiniz, edeceğinizi hiç zannetmemelisiniz. “Benden duyacağın son kelimeler bunlar”, “Bu beni son görüşün ve sonra seni hiç düşünmeyeceğim” , “Bu benim senin için yazdığım son yazım” Olmaz. Bir insana “Ben gidiyorum” diyerek gidemezsiniz, fiziken uzaklaşıyor olsanız da gözünüz arkada, kalbiniz her tarafta kalmış olabilir
Bazen canınıza tak eder, sileceğinizi, haşırt diye gidebileceğinizi zannedersiniz. İçinizden planlar yaparsınız. Onu karşınıza alıp SON bir kez konuşmayı, sonra o masadan kalkınca onu unutmayı umarsınız. Veda ettiğinizi sanarsınız. Birine hoşçakal diyerek veda etmiş olmazsınız.
Birine veda etmek içinizde cümleler hazırlayarak yapabileceğiniz bir şey değildir. Veda etmek, hazırlık gerektiren bir şey değildir. Bir son için bu kadar hazırlığın anlamı nedir? Sona başlamamalısınız. Vedaları kutsallaştırırsanız, onun gözünde yer edinmeyi istersiniz. Gitmek istersiniz, ki o gelsin. Can acıtmak istersiniz. Onun gözünde yükselmek içindir bu.
Birine veda etmek, onu bir daha düşünmeyeceğim diye kendinizle sözler vermekle olmaz. Veda yapay değil doğal bir süreçtir. Onu kendinize yasaklarsanız, çekici kılarsınız. Vedayı büyütürseniz, bir başlangıç istersiniz.
Zamana bırak dedikleri de tam olarak budur. Vedanın tam bir zamanı yoktur. Veda olagelen bir süreçtir. Birdenbire olur. Hissetmediğiniz bir anda. Aradan zaman geçer. Bir gün bir şey fark edersiniz. Dersiniz ki “Ben ona veda etmişim”
Uyuşturucuyu bırakmak, dozunu azalta azalta yok etmektir.
Yoksa, “Hoşçakal” demekle veda olmaz .

No comments :
Post a Comment